MHP Genel Başkanı Bahçeli, partisinin ‘Merkez Yönetim Kurulu, Merkez Disiplin Kurulu, Milletvekilleri ve İl Başkanları Ortak Toplantısı’nda konuştu.

Bahçeli’nin Kasım Süleymani hakkında konuşması şöyle:

“Kasım Süleymani İran’ın üst düzey meşhur ve müessir bir askeri görevlisidir.

Haşdi Şabi’nin kurucularından olan bu şahsın ismi bölgede pek çok menfur ve hunhar olaya şu ya da bu şekilde karışmıştır.

Ne var ki şayet varsa işlediği suçların tayin, hitamında da tecziye makamı ne ABD ne de bir başka ülke olabilecektir.

İran’ın ve bu ülkedeki Velayet-i Fakih kurumunun en önemli ve kilit isminin öldürülmesi planlı olduğu kadar doğabilecek ve olabilecek bütün olumsuzlukların hesaplandığını da göstermektedir.

Suç ve suçlunun tevsik ve tespitiyle ilgili yollar evrensel hukuk kurallarına göre çok nettir, aksi bir tartışma abesle iştigaldir, aynı zamanda çok tehlikelidir.

Herhangi bir ülke suçlu gördüğü bir başka devlet görevlisine açıktan tavır alıp saldırırsa adalet ve hukuk kuralları tümden rafa kalkacak, deyim yerindeyse orman kanunları geçerli olacaktır.

Böyle olduğu takdirde haklının değil güçlünün sözü geçecektir.

ABD Başkanı Trump’ın, İranlı bir generali suçlu görüp öldürdük demesi ilkesel ve insan hakları merceğinden baktığımızda tam bir kırılmadır.

Resmi bir devlet görevlisi olan Süleymani madem suçluydu, o zaman bir suçlunun nasıl yargılanacağı, nasıl cezalandırılacağı, nasıl bir muameleye ve hangi hukuki işlemlere muhatap kalacağı temel hukuk bilgisine sahip herkesin bildiği bir husustur.

Üst rütbeli bir askeri direkt hedef alarak “Bana göre suçludur, o halde ölmesi gerekir” demek kanun tanımazlıktır, vahşi batı yönetimidir, eşkıyalıktır, barbarlığın ta kendisidir.

Suçu belirleyip, ardından suçluyu cezalandırmak, buna da kılıf dikmek hiçbir ülkenin hakkı ve haddi olamayacaktır.

Nitekim her ülke bu tip bir saldırıya yeri ve zamanı geldiğinde maruz kalabilecektir.

ABD Başkanı’nın, Kasım Süleymani’yi “Savaşları önlemek için öldürdük” itiraf ve ifadesi uluslararası hukuka ve yerleşik insani değerlere meydan okumaktır.

Böylesi bir üslubun genelleşmesi küresel adaleti karartacak, ülkeler arası irtibatları kesecek, dünyayı da Ortaçağ şartlarına taşıyacaktır.

ABD’nin Ortadoğu’daki korsan ve kanunsuz varlığı, Irak ve Suriye’deki gayri hukuki faaliyetleri evvel emirde Müslüman kanının dökülmesine neden olmaktadır.

Ayrıca İran’ın durum muhasebesiyle birlikte özeleştiri yapması, nüfuz alanları oluşturmak, ülkelerin iç işlerine müdahil olmak maksadıyla siyasi, silahlı, ideolojik ve mezhep temelli operasyonları durdurması mecburiyettir.

Bölgesel tansiyonun düşürülmesi; akıl, sağduyu ve diplomasinin hakim olması yegâne temennimizdir.

Türkiye’nin bu süreçte öncü ve yapıcı girişimleriyle gerginliğin yatıştırılmasına destek vermesi takdire şayandır.

Mezhepçi kutuplaşmalar, etnik husumetler, dış müdahaleler, örtülü operasyonlar, hak ve hukuk ihlalleri her zaman itiraz edilip karşısında durulması gereken tehlikelerdir.

Milliyetçi Hareket Partisi komşu ülkelerin huzurundan, güvenliğinden, toprak bütünlüğünden ve siyasal birliğinden yanadır.

Emperyalizmin komplolarını etkisizleştirmek, provokasyonlarla tetiklenen büyük ve yıkıcı bir savaşa engel olmak her ülkenin ortak görevidir.

Aksi halde bölgesel ve küresel hercümercin içinde herkes bedel ödeyecektir.

ABD Başkanı Trump suçlu arıyorsa mesela Pensilvanya’ya bakmalıdır.”dedi.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir