Bürokrasi, Hantallık ve İsraf Kamuda Azalacak

Adalet Bakanımız Gül, “Sistemi daha hızlı bir hale getirerek vatandaşımızın etkin, çabuk hizmet göreceği bir sistem yaptık. Böylece bürokrasi, hantallık ve israf kamuda azalacak.” dedi.

Adalet Bakanımız Abdulhamit Gül, Kanal 24 televizyonunda canlı yayında soruları yanıtladı.

Abdulhamit Gül, baklavası ve fıstığıyla meşhur olan Gaziantep’in, dün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleştirilen mitinge verdiği destekle, adına yakışır bir coşku ortaya koyduğunu dile getirdi.

Gül, seçim sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, “Cumhurbaşkanının ilk turda, pazar günü seçileceğini ve milletimizin Meclis’te de çoğunluğu AK Parti’ye vereceğine inanıyorum. Birkaç hafta önce bazı seçmenlerin sadece Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a oy vereceği düşüncesi hakimdi. Son 10 gündür artan bir trendle hem cumhurbaşkanı hem de meclis için AK Parti’ye oy verileceği düşüncesi hakim olmaya başladı.” diye konuştu.

Bakanlık sayısının azaltılması konusundaki gelişmelere de değinen Gül, şöyle konuştu: “26 bakanlığı 16 bakanlığa indirdik. Buradan çok ciddi anlamda tasarruf sağlayacağız, yani tasarrufa biz devletten başlayacağız, bürokrasiden başlayacağız. Sistemi daha hızlı bir hale getirerek vatandaşımızın etkin, çabuk hizmet göreceği bir sistem yaptık. Böylece bürokrasi, hantallık ve israf kamuda azalacak. Onlarca müsteşarlık, genel müdürlük bunların hepsi azalacak, ihtiyaç olduğu kadar kalacak. Mevcut durumda her bakanlığın ayrı maliyeti var. Zaruri olan, benzer işleri yapacak bakanlıkları kaldırıp, işler bir bakanlığa verilecek. Gece gündüz çalışacak, cumhurbaşkanının vizyonuna ayak uyduracak bakanlıklar oluşacak. Millete hizmet veren bir cumhurbaşkanı olduğu için millet bunları denetleyecek. Yani Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi cumhurun ülkeyi yönettiği bir sistem olacak.”

Gül, muhalefetin millete verecek hiçbir şeyi olmadığını öne sürerek, “(Oy alalım ama hep başkalarına çalışalım) diyorlar. AK Parti’ye kadar hep böyle oldu. AK Parti gelince milletten alınan para hizmet getirdi. AK Partinin diğerlerinden farkı bu. Dünkü proje (İstanbul Yeni Havalimanı) da böyle. Yüz bin kişiye iş sağlayacak bir projeden söz ediyoruz. Devamında ise yüz binlere etkileri olacak. 150 milyon yolcunun ineceği dünyanın en büyük havalimanı, Türkiye’yi marka haline getirecek.” ifadelerini kullandı.

FETÖ ile çok etkin bir mücadele olduğunu belirten Gül, sürecin yarıdan fazlasının tamamlandığını, darbe davalarına ilişkin yargılamaların yıl sonuna kadar tamamlanacağını kaydetti.

FETÖ’nün 40 yıllık bir yapılanma olduğunu ve “2 yılda bitirdik” demenin çok doğru olmayacağına dikkati çeken Gül, şöyle devam etti: “Türkiye iade taleplerini gerçekleştiriyor. Avrupa’da bazı algıların yıkıldığını görüyoruz. FETÖ ile mücadelede zamanında siyasi diyenler oldu çünkü FETÖ çok büyük bir algı operasyonu yaptı. Ama zaman içerisinde herkes gibi o ülkeler de bu yapının kendileri için bir tehdit oluşturabileceğini, esasen sunulan deliller mahiyetinde bakıldığında demokrasi için bir tehdit oluşturduğunu da yavaş yavaş anladıklarını söyleyebiliriz. Ama sonuç itibariyle batılı ülkelerden iade talebi söz konusu değildir. Ama bize düşen bu mücadeleyi vermek. Her platformda diplomasi ve hukuk yoluyla süreci takip ediyoruz. Umarız başarıyla sonuçlanır. Bu ülkeler, hep hukuktan, insan haklarından bahsederken bir mahkemenin kararını yerine getirmemesi hukuk katliamıdır, insan hakları ihlalidir çünkü burada 250 şehidimizin kanı vardır. Adalet suçluların cezasını vermelidir. Kararı mahkeme verecektir.”

Gül, arabuluculuk sitemiyle yargının yükünü azalttıklarını söyledi.

Gül, vatandaşların davaların uzun sürmesiyle ilgili kaygıları olduğunu belirterek, “Ben de bir avukat olarak müvekkillerime en çok anlatmakta zorlandığım ‘davaların ne zaman biteceği, önümüzü görelim’ sorularıydı. Bizim temel hedefimiz, güven veren adalet sistemini tesis etmek. Önümüzdeki dönemde de güven veren adaleti tesis edeceğiz.” dedi.

Özellikle FETÖ’cülerin tasfiyesiyle bu konuda önemli adımlar atıldığını vurgulayan Gül, yargıya güven ve yargının iş yükünün azaltılmasının en önemli iki başlıkları olduğunu kaydetti.

Gül, Yargıtay’ın iş yükünün azaltılması konusunda da önemli mesafe katettiklerine dikkati çekerek, şöyle devam etti: “Bunu daha da geliştirecek, uygulamadaki aksaklıkları giderecek düzenlemeleri yapacağız. Bir diğer husus da arabuluculuk getirdik. İşçi-işveren uyuşmazlıklarında eskiden ihtiyariydi. Şimdi zorunlu hale getirdik. 6 aylık bir modeli incelediğimizde, 104 bin dava açılmışken, bu sene 24 bin küsur dava açılmış mahkemede aynı zaman diliminde, 6 ayda. 75 bin dava mahkemenin önüne gelmemiş, anlaşmışlar. Yüzde 70’lik anlaşma oranı var. 3, 5, 10 sene sonra alacağı parayı hemen alıyor. Alın teri kurumadan. Bu sistemi başarıyla uyguladık. Bu mahkemelerin iş yükünü azaltıyor. Dosyalar azaldıkça mahkemeler 8 ay sonrasına değil 1 ay sonrasına gün verecek.Vatandaşlarımız davalarını daha erken bitirecek. Bunu işçi-işveren için yaptık. 6 ay izleyelim dedik. İzledik, başarıyla uygulanıyor. Eksiklerimizi de takip ettik. Bundan sonra amacımız, ticari uyuşmazlık davalarına da arabuluculuğu getirmek. Alacak verecek davaları var. Mahkemeye gidiyor faiz biniyor. Biri ödemek istiyor, biri ödeyemiyor. Mahkeme sonuçlanmadan da ödeyemiyor. Dolayısıyla diğer alternatif yolları da genişletmeye çalışıyoruz.”

Yaptıkları çalışmalarla iş yükünün azaltılıp, yargıya güvenin de artırılacağının altını çizen Gül, şöyle konuştu: “Vatandaş, davasını açıyor ne zaman biteceğini bilmiyor. Biz yüzlerce dava konusu belirledik. Hedef süreler belirledik. Yargıda hedef süre anlamında. Vatandaşa not vereceğiz. Ey vatandaşım senin açtığın dava 8 ay sonra bitecek. Ben bunu devlet olarak taahhüt ediyorum. En geç 15 ay sonra davam bitecek diyecek, önünü görecek. 8 ay bir gün geçti. Bakanlık, HSK takip edecek, niye dava bitmedi. Yargı adil, hızlı karar verecek. Vatandaşlarımızın yargıya güveni artacak. Biz dersimize çok iyi çalıştık. Seçim sonrası hükümetimiz tüm bu reformları hayata geçirecek.”

Gül, adliye personelinin özlük haklarında iyileşmeler yaptıklarını anımsatarak, yeni alınacak 15 bin personelin başvuru sürelerinin bittiğini kaydetti.

FETÖ ile mücadele konusuna da değinen Gül, şunları kaydetti: “Bugün ‘FETÖ’nün siyasi ayağı nerede’ diyenler, bunların dershaneleri kapatılırken, bunların gazeteleri kapatılırken, televizyonları kapatılırken, bankaları ya da kurumları kapatılırken kim, hangi siyasiler oraya gittiyse destek için siyasi ayağına baksınlar. Burada FETÖ ile mücadele eden bir tek Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan iken kendi içimizde bile dershane meselesinde o zaman olayı tam anlayamadan, o sürede Cumhurbaşkanımız tek başına mücadele etti ve hala ediyor. Bu konuda mücadele 40 yıllık bir örgütle ‘iki yılda yaptık, ettik, hepsi deşifre oldu, bitirdik şeklinde bir anlayış FETÖ ile mücadeleyi zaafiyete uğratır, sadece FETÖ değil, diğer örgütlerle de. Dolayısıyla bu mücadele kararlı, sistematik şekilde devletin tüm kurumlarıyla devam etmesi lazım. Bu nedenle 24 Haziran’da AK Parti’ye verilen her oyun anlamı çok büyük. AK Parti zaten oy almazsa, oyu azalırsa kimlerin sevineceğine bakarsak Kandil’e, FETÖ’ye, vereceğimiz her oyun AK Parti’ye, Cumhurbaşkanımıza ne kadar anlamlı olduğunu gösteriyor.”

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir