EGEMEN BAĞIŞ:”Türk şirketlerinin Çekya’da 100 milyon dolarlık yatırımı var”

Dünya Gazetesi köşe yazarı Vahap Munyar; Türkiye’nin Prag Büyükelçisi Egemen Bağış’ı köşesine taşıdı.
Egemen Bağış’ın paylaşmış olduğu bilgilere göre:
“Çekya’da irili ufaklı 60 Türk firması bulunmakta ve Türk şirketlerinin 100 milyon dolarlık yatırımı bulunmakta.
Vahap Munyar’ın yazışı şöyle:

Türk şirketlerinin Çekya’da 100 milyon dolarlık yatırımı var

Türkiye’nin Prag Büyükelçisi Egemen Bağış, 2019’un son haftasında Türk şirketlerinin Çek Cumhuriyeti’ndeki yatırımlarıyla ilgili verileri paylaştı:
– Çek Cumhuriyeti’nde irili ufaklı 60 civarında Türk firması faaliyet gösteriyor.

Türk şirketlerinin bulundukları sektörlere değindi:
– Türk şirketlerinin çoğu Çek Cumhuriyeti’nde ticaret ve hizmet sektöründe faaliyet gösteriyor. Aralarından biri minibüs üretiyor.

Söz konusu yatırımların parasal boyutunu aktardı:
– Türk şirketlerinin Çek Cumhuriyeti’ndeki yatırımları 100 milyon doları buluyor. Şirketlerin çoğu fast food, tekstil ve hediyelik eşya sektörlerinde faaliyet gösteriyor.

Saran Holding’in bir yatırımını irdeledi:
– Saran Holding, 2007 yılında Çek Cumhuriyeti’nin ve Orta Avrupa’nın en büyük seyahat acentelerinden ÇEDOK’u 80 milyon dolara satın almıştı. Ancak, Ağustos 2016’da şirketi devrettiği bilgisini edindik.

150 milyon dolarlık konut projesinin altını çizdi:
– Aslanlı Grubu’nun Prag’ın Slany ilçesinde 150 milyon dolarlık bir konut geliştirme projesi bulunuyor. Halen söz konusu inşaatlar devam ediyor. Tamamlandıkça satışa sunuluyor.

Eiffel Optik adlı zincire işaret etti:
– Çek Cumhuriyeti’nin en büyük optik firması Eiffel Optik’in ülke çapında oldukça prestijli 32 mağazalı yatırımının 15 milyon dolar civarında olduğu biliniyor.

Altınbaşlar Grubu’nun yatırımıyla ilgili de şu bilgiyi verdi:
– Altınbaşlar Grubu’nun Çek Cumhuriyeti’nde 15 milyon dolarlık emlak yatırımı bulunuyor.

Türk yatırımcıların ülkede karşılaştığı sorunlar üzerinde durdu:
– Çek makamları özellikle çalışma vizesi konusunda diğer Avrupa Birliği (AB) ülkelerine göre çok daha sıkı ve esnek olmayan bir tavır sergiliyor.

Ülkeye Türkiye’den personel götürmede yaşanan zorlukları dile getirdi:
– Çek Cumhuriyeti’nde yatırım ya da ticaret yapan iş insanlarımızın yaşadığı en büyük sorun, şirketlerinde çalıştırmak üzere Türkiye’den getirmek istedikleri vatandaşlarımız için vize alma sürecinin çok uzun sürmesi.

Bu noktada ülkenin vasıfsız işçi ihtiyacına dikkat çekti:
– Ülkede vasıfsız işçilik gerektiren işlerde eleman bulma sıkıntısı yaşanıyor.

Yeri gelmişken ülkenin çektiği toplam yabancı sermaye yatırımına vurgu yaptı:
– Çek Merkez Bankası, yabancı yatırım verilerini 2 yılda bir açıklıyor. 31 Aralık 2017 itibariyle Çek Cumhuriyeti’ndeki doğrudan yabancı yatırımlar toplamı 156 milyar doları buluyor.

Bağış, “Faydalı Linkler” bölümünde şu adresleri sıraladı:
• www.czechinvest.org– Çek Yatırım Ajansı
• http://www.mpo.cz– Çek Sanayi ve Ticaret Bakanlığı
• http://www.cnb.cz/en/– Çek Merkez Bankası

Yabancı ve yerli sermaye yatırımlarının herhangi bir kamu kurumunun iznine gerek kalmaksızın yapılabildiğini kaydedip, sınırlanan alanları vurguladı:
– Yabancı sermaye yatırımlarında sadece savunma sanayi, bankacılık, sigortacılık ve medya yatırımları devletin iznine ve denetimine tabi bulunuyor.

Yatırım teşvikleriyle ilgili bilgi adresini de gösterdi:
– Çek Yatırım Ajansı’nın internet sitesinden her türlü bilgiyi sağlamak mümkün.
Bağış’ın paylaştığı bilgilere göre, Çek Cumhuriyeti, Türk şirketleri için fırsatlar sunuyor…
Ülke ayrıca, doğrudan yabancı yatırım çekme konusunda Türkiye’nin rakipleri arasında yer alıyor…

Sürtünmesiz ekonomi gelişiyor, ‘vatandaş maaşı’ kavramı geliyor

TÜRKİYE Teknoloji Geliştirme Vakfı’nın (TTGV) “Geleceğin Teknolojileri 2020” kitapçığında Vestel Ventures Genel Müdürü Metin Salt’ın verdiği mesajlar dikkatimi çekti:
– Sürtünmesiz ekonominin gelişimini görüyoruz. Alıcı ve satıcı arasında sürtünme yaratan şeyler birer birer ortadan kalkıyor.

“Sürtünmenin” ortadan kalkmasına örnekler verdi:
– Hayal edelim… Otonom arabaya “gel” diyorum geliyor, parayı otomatik çekiyor. Trafik azalmış. Akıllı şehirlere geçiliyor, yüzüm tanınarak alışveriş yapabiliyorum, herkesin birbirini puanladığı, bundan dolayı birbirine kibar davrandığı bir gelecek çok da uzak değil.

Akıllı şehirlerin getirebileceği bir kavram üzerinde durdu:
– Akıllı şehirler ile “vatandaş maaşı” kavramı ortaya çıkabilir. Topluma verdiğim hizmet karşılığı kredi almak mümkün olabilir.

Bunu da şöyle örnekledi:
– Mesela, yerden çöp topladığımızda ya da bir yaşlıya yardım ettiğimizde kredimiz artsa, bununla ulaşımdan faydalanabilsek.

Teknolojik gelişimin çalışma hayatına etkilerine işaret etti:
– Çok da uzak olmayan bir gelecekte çalışanlar tek şirkete bağımlı olmaktan çıkacak. Şirketler çalışanı dönemsel olarak kiralayacak. Bu sistem hemen her sektöre yayılacak.

Eğitim sisteminin de bununla bağlantılı olarak değişeceğini savundu:
– Bugün üniversiteler beceriden çok etiket sağlıyor. İş dünyası insanları, işe etiket nedeniyle alıyor. “Freelance ekonomisi” ile işe alma kavramı ortadan kalkacak. Sorunu çözen kişiye iş verilecek. Daha demokratik ve katılımcı ekonomi ortaya çıkacak.

“Sürtünmesiz ekonomi”, “Demokratik ekonomi” ve “Vatandaş maaşı”…
Neden olmasın?

İyi yıllar…

kaynak:www.dunya.com

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir