Fenerbahçe Başkanı Ali Koç Önemli Açıklamalarda Bulundu

Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, sarı-lacivertli takımın gündemiyle ilgili açıklamalarda bulundu.

Koç’un Volkan Demirel, Aatif Chahechouhe, Nabil Dirar’ın kadro dışı kalması ve 3 antrenörle yolların ayrılmasıyla ilgili çarpıcı bilgiler verdi. Ali Koç, Phillip Cocu’yla yolları ayırmadıklarını düşünmediklerini açıklarken hiçbir Türk teknik direktörle görüşmediklerini dile getirdi.

Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, kulüp televizyonu FB TV’de açıklamalarda bulundu.

Sarı-lacivertli takımda kötü gidişin ardından geçtiğimiz hafta kaptan Volkan Demirel, Aatif Chahechouhe ile Nabil Dirar kadro dışı bırakılırken, antrenörler Turgay Altay, Murat Öztürk ve Alper Aşçı’yla yollar ayrılmıştı. Ali Koç, Başakşehir maçı öncesi konuyla ilgili kısa bir açıklama yaparken bu kararların perde arkasını hafta içinde duyuracağını açıklamıştı.

Ali Koç, Josef ve Guilano konusunda hocanın gitmemelerinden yana tavır kullandığını ancak iki futbolcuya da çok iyi teklif geldiğini belirtirken, ” 11 transfer yaptık. Hem gençleştik hem ücretleri düşürdük. Transferler için çok erken diyorum. Zaman gösterecek. Lugano’yu hatırlayın, belki efsane olacak kadar oynamadı ama çok önemli bir isim. Geldiği zamanı hatırlayın. Zaman içinde gördük. Fenerbahçe’nin kendine has sıkıntıları var. FFP mesela. 25 milyonluk satış yaptık. Josef ve Giuliano’yu hoca bırakmak istemedi. Büyük transferler yapmadık. Biz de biliriz para harcayıp ses getirmeyi. Önemli olan bugün değil, orta ve uzun vade. FFP’ye uymak zorundayız. FFP olmasa dahi kulübün durumu nedeniyle bunu uygulamalıyız. Transferlere sabredilmeli. 25 milyona satış yapıp 12-13 milyona 11 futbolcu aldığımız için ben taraftarlardan daha sabırlıyım” dedi.

Ersun Yanal konusuna da değinen Koç, Ersun Yanal’ın gündeme hiç gelmediğini belirtti.

Ali Koç, takımdan ayrılan teknik direktör Aykut Kocaman’ın ricası üzerine yola devam eden yardımcıların takımı sabote ettiğini belirterek şu ifadeleri kullandı : ” En uzun bölüm bu olacak. Ben geçen hafta salı günü bir şeyler yazdım. Değişime direnç olanlar olduğunu söyledim. Neyin ne olduğunun farkında olan bir anlayışla söyledim. Bizim tespit ettiğimiz, çok rahatsız olduğumuz gelişmelere tanık olduk. Cuma açıklama yaptık. Sonra doğal olarak herkes öfkelendi. Olumlu karşılayanlar da oldu. Niye detaylar anlatılmıyor dendi. Bilerek yaptık. Bunu da plan çerçevesinde yaptık. Söz konusu kişiler ne diyecek diye bekledik. Tabii ki anlatacaktık. Görmüş olduk herkesi. Dostu-düşmanı tanıdık. Söz sırası bize geldi… Öncelikle sezon başına gelelim. Aykut hocamızla görüşmelerimiz oldu. Hoca değiştirmeye karar verdik. Bugünki durumda yaptığımız, yapmadığımız birçok aksiyonun etkisi olmuştur. Bu anlatacağım şeyin çok büyük etkisi olmuştur. Nelerle mücadele ettiğimizi anlamanız için bu konuyu detaylı giriyorum. Aykut hocayla teknik ekibini konuştuk. Ekibin gayet iyi olduğunu ifade etti. Keza Damien Comolli de teknik ekiple konuştu. Raporu son derece olumluydu. Biz yumuşak bir geçiş için orta vadede mantıklı olduğunu düşündük. Aykut hocamızla konuştuğumuz zaman, dedi ki ne olur onların hakkını koruyun. Tabii ki dedik. Sezon açılmasına bir gün kala bu ekip istifa etti. Ben de hocayı aradım. Yanlış anlaşılma mı var acaba diye. Sonra devam edildi. Buraya bu kadar sene emek vermiş insanları sadece katma değer olur diye düşündük. Hocamız da olumlu referans vermişti. Burada 4 ayın sonunda baktığımız zaman keşke o zaman el sıkışıp ayrılsaydık diye konuştuk. Biz ne yapmaya çalıştıysak bir dirençle karşılaştık. Gelişime fazla açık olunmadığını gördük. Eski düzenin daha iyi olduğunu düşündüler. Biz 28 haziranda başlıyoruz. Yeni ekip arayışına başladık. Arda Keskin adında bir arkadaşımız salon çalışmaları için görevlendiriliyor, ilerleyen haftalarda başarısız bulunuyor. Sonra yollar ayrılıyor. Ekipteki birkaç kişiye olumsuz etki yapıyor. Bu arkadaşlar kendilerine verilen konularda aksaklık yapıyor. İlerleyen günlerde Erwin Koeman geliyor. Turgay Altay’ın bazı yetkileri Koeman’a veriliyor. Bundan sonra isteksizlik başlıyor. Olumsuz sonuçlar geliyor maçlarda, takım içinde nasıl sorunları aşarız görüşmeleri yapılıyor. Turgay Altay, ‘Banane, benim sorunum mu, Fenerliler düşünsün” diyor. Tesislerde bunu söylüyor. Bu süreçte sorumluluk almamaya çaba gösteriyorlar. Olumsuz tavırlar… Antrenman yüklemeleri sonucunda maça yorgun çıktıklarını söylüyorlar. Performans antrenörü Alper Aşçı’ya söylüyolar. Teknik direktörün istediğini söylüyor. Oyuncularla teknik direktör arasında sıkıntı başlıyor. Bunun hocaya aktarılmadığı ortaya çıkıyor. Kayseri maçının ardından oyuncular çalışmalara tepki gösteriyorlar. Durumu teknik direktöre aktarıyorlar. Test ve antrenmanların tamamen yanlış olduğu, sakatlıklara sebebiyet vereceği ortaya çıkıyor. Sonra Konya maçı öncesinde Cocu tarafından Alper Aşçı’nın eksiklileri nedeniyle görev tanımı değiştiriliyor. Ve antrenmanlara karışmaması söyleniyor. Futbolcuların motivasyonunu bozacak davranışlar başlıyor. Bize göre mevcut işleyişi engellemek için çalışıyorlar. Beşiktaş maçı öncesi takımın antrenmanından, yönetime kadar takımın tüm bileşenlerini olumsuz etkilemek istiyorlar. Bunu maç gününe taşıyorlar. Prim açıklanıyor, dağıtılış şekli, yetersiz olduğu şeklinde konuşuyorlar. Maça gidiyorlar. Soyunma odasında yerde halı var, arkadaşlardan biri diyor ki Beşiktaş bizi yenecek hocanın cenazesini halıya saracağız diyor. Dalga geçiyorlar. Oyuncular içinde bu takımı yenemeyiz, bu hoca işi bilmiyor diyorlar. Motivasyonu düşürmek için çaba harcıyorlar. Maç berabere bitiyor. Bu sonucun hiçbir işe yaramadığını söylüyorlar. Tüm maçlar süresince artıyor. Teknik diretkörden personele kadar herkesi etkiliyor. Spartak Trnava maçında kampı olumsuz etkiliyorlar. Safhınız belli edin diye söylemlerde bulunuyorlar. Ve maç öncesi Turgay Altay diyor ki, hocaya görevden alındığı söylenmiş. Halı vardı ya, bu sefer statta yere serilmiş. Bu sefer cenazeyi kesin kaldıracağız diyorlar. Maç kazanılıyor, yine istedikleri gibi olmuyor. Ertesi gün, “Fenerliler yüzünüz gülüyor, maçı kazandınız ya” diyorlar. Tabii ki Fenerbahçe’nin başarısını isteyen çalışanlarımız da var. Bilgi sızdığıyla ilgili şüphemiz var. Mallarını, eşyalarını toplamasınlar diye cuma günü mesai sonu kararı bildirdik. Tesislere girmelerini de yasakladık. Hazırlıksız yakalansınlar diye… İyi ki yapmışız. Hala kabullenemiyorum. Fakat yaptılar. Hocayı beğenmeyebilirsiniz ama kurumunuza sadakat göstermelisiniz. Bu arkadaşlarla uğraşacağız gibi görünüyor.” ifadelerini kullandı.

Ali Koç, Faslı futbolcular Aatıf ve Dirar’ın kadro dışı kalmasına da değinirken, bu isimlerin disiplinsizlik, ciddiyetsizlik, vurdumduymaz tavırlar nedeniyle kadro dışı kaldıklarını açıkladı.

Ali Koç, takım kaptanı Volkan Demirel konusunda da açıklamalarda bulunurken, ”Bu dünyanın her yerinde olan bir olay. Kulübe uzun süre hizmet vermiş, daha fazla sahiplenen, değişiklik olunca bir nebze pozisyon alan dünyada çok fazla yıldız oyuncu vardır. Bunun da başına gelelim… Fenerbahçe için Volkan, Ali Koç için Volkan… Aidiyet duygusu çok yüksek. 495 maça çıkmış, 16. senesinde, büyük bölümünde kaptan, Fenerbahçe’yi çok sevdiği için haksız yere hakaretler yemiş. Fenerbahçeliliği tartışılmayacak bir oyuncu. Ali Koç açısından… Ben Volkan’ı tanıdığımda 19-20 yaşındaydı, Volkan kişilik olarak da sevdiğim biri, lider karakterli, iyi bir baba, iyi bir eş. Ben nikah şahitliğini yaptım. O tarafı da özel. İlk ve tek evine gittiğim futbolcu. Çocuklarımın gönlünde çok farklı yeri var. Dolayısıyla her anlamda zor bir karardı. Ne Damien Comolli, ne Phillip Cocu benim inandığım bir şekilde bana böyle bir karar aldıramaz. Benim şahit olduğum şeyler yüzünden alındı bu karar. Cocu’yu yerden yere vurdular, modası geçti; şimdi Damien’ı vuruyorlar, Onur’a başladı. Bana vurmaya zemin hazırlanıyor. Son 2 sezon Volkan’ın belki de en kötü 2 sezonu. Geçen sene şampiyonluğun kaybedilmesinde 1. neden kaleci performansı. Buna rağmen belki duygusal davrandım, performansına rağmen, yaşına rağmen Volkan’a inanarak, toparlayacı olduğunu inandığım için kontratını uzattım. Hayali var, 40 yaşına kadar oynamak istiyor. Belki 1. kaleci olmayabilirsin dedik, lider olarak olmasın dedik. Bundan sonra da hizmet etmen lazım dedik. Dolayısıyla uzattık. Çok tenkit edenler de oldu. Sezon başında sanki kadro dışı bırakacağımızı biliyorduk da kontratı uzattık. Saçmasapan argümanlar. Kaleci konusunda istenmesine rağmen hamle yapmadık, yapamadık. FFP, yabancı sayısı… Hocamız da sportif direktör de inandılar Volkan’ın büyük katkı sağlayacağına. Dolayısıyla 1. kaleci yaptık. İlk 6 maçta 1. kaleciydi. Fakat iyi başlamadı, işler iyi gitmedi. Sonra 1 kaleci lazım diye karar aldık. Harun’u aldık. Bence Volkan’daki durum, büyük kulüplerde yaşanan bir durum. Hiçbir zaman Fenerbahçe’ye zarar vermek istemez. Ama bilinçaltı olarak yeni ekip, yeni kadro, kendisinin yakın olduğu personellerin ayrılmasından sonra etkilendiğini düşünüyorum. Belki kaleye başka birinin düşünülmesi… Sonuçların kötü gitmesi de katkı yapmıştır. Kayseri maçından sonra o da takım olamadık, gruplaşmalar var dedi. Ben içi dışı bir insanı severim. İfadeleri net. Ama biz Volkan’la uzatırken ana istediğimiz takım olunmasına, kaynaşmaya, yenilere yardımcı olmasıydı. Bu istediğimiz şekilde olmadı. Sonra kendisi de Kayseri maçından sonra böyle deyince, sen ne yaptın takım olunması için yemeğe çıkardın mı? Sportif direktörle konuştun mu? Bu sene farklı bir düzen var Samandıra’da. Oyuncuların her biri odalarında zaman geçiriyormuş. Kaptanların bu kaynaşmayı sağlaması gerekiyor. Bardağı taşıran olaylar oldu. Dergi yazısının çıkacağı gün, Samandıra’dan bir haber geldi. Volkan Demirel, Erwin Koeman’ın üstüne yürümüş. Bir gün önce haber geldi ki, biriyle kavga edeceğim diye. Tam Volkan patlaması. Samandıra’ya gittik, ne oluyor diye. Anladığım kadarıyla Erwin niye bana öyle bakıyorsun diye kavga çıkıyor. Biz gidince 6 Türk futbolcumuzla konuştuk. Niye böyle diye… Orada Volkan, benim kabul edemeyeceğim şekilde tartışmalara girdi. İlk önce bana bir nebze saygısızlık yaptı, sonra Semih Özsoy’a saygısızlık yaptı. Bir tek kendi konuşsun istedi. Sesini yükseltti. Sonra kendisiyle bire bir görüştüm. Bize böyle saygısızlık yapan birinin takıma neler yapabileceğini düşündüm. Yaptığın kabul edilemez dedim. Nasıl özür dileyeceksin bilemiyorum dedim. Onu da yapmadı. Buradaki olay disiplinsizlik, saygısızlık, takım içinde liderlik yapamama, mutsuz olma. Böyle bir kararı çok düşündüm taşındım. 2 gün düşündüm. UEFA’da bizim 2. kalecimiz Volkan, 3. kalecimiz Erten. Harun’a bir şey olursa kalecimiz Erten. Berke FFP’den dolayı yok. Gelelim bugüne Volkan’ın dünkü davranışları bugünü belirledi. Bundan sonraki davranışları da yarına belirleyecek. Kimse Fenerbahçe’nin üstünde değil. Bir futbolcunun kadro dışı bırakılması, kontratının feshedildiği anlamına gelmiyor. Bir futbolcu, 15 yıldır orada diye farklı muamele görmesi bir yere kadardır. Mukaveleli oyuncumuzdur. Benim arzum bundan sonra doğru hareketleri yapmasıdır. Döner mi, dönmez mi, kendi kararı. Onun da etraflıca konuşması lazım. Vefaya çok önem veriyorum. Alex’in jübilesi çok gündeme geldi. İlk jübilesini yapmak istediğim kişi Volkan Demirel’dir. Mehmet Topal, kariyerindeki 500. maçına çıktı. Volkan 5 maça çıkarsa sadece Fenerbahçe’de 500. maçına çıkacak. Bunun olmasını çok isterim. Kalecilikten sonra da eğitimin en iyisini görüp Fenerbahçe’ye yıllarca kaleci antrenörü ya da antrenör olarak hizmet etmesini isterim. Alex’le hiç ilgisi yok bu kulübün. Umarım Alex’e de sembolik bir jübile yaparız. Ben jübilelerle büyümüş bir insanım. Böyle de bir hayalim var. Umarım Volkan da dolduruşa gelmez, onun bunun gazına gelmez. Volkan meydan okumuş dediler, bunlar gazete haberi dedim. İddia bunlar… Hepimiz dikkatli olmalıyız. Aziz Yıldırım’la görüştü diye haberler çıktı. Doğru mu bilmiyorum. Doğruysa da gayet normal. 15 yıl başkanlığını yapmış. Doğruysa da gitmemiş olması yanlış olur. Bizim sorunumuz PR yapmamamız. Sözde kanaat önderi gazetecilerle yemek yemememiz. Biz ne söylüyorsak net konuşuyoruz.” dedi.

Son olarak Cocu konusuna da değinen Ali Koç, Hollandalı çalıştırıcının arkasında olduklarını belirtti.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir