OSMANLI OCAKLARI ÖNCÜLÜĞÜ’NDE ESKİŞEHİR TEK YÜREK

“ESKİŞEHİR’DE KUDÜS PLATFORMUNDAN CUMA GÜNÜ EYLEMİ”

Osmanlı Ocakları Eskişehir İl Başkanlığı öncülüğünde 93 sivil toplum örgütünün yanı sıra birçok siyasi partinin de katılımı ile Vilayet meydanında bir araya gelen Eskişehirliler Kudüs’e destek mesajını en üst perdeden haykırdılar.

Kudüs PLATFORMU adına basın bildirisini okuyan Osmanlı Ocakları Tepebaşı Başkan Yardımcısı ve Basın sözcüsü Sezgin KOCABAY ‘Kudüs Müslümanın mahremidir, ilk kıblesi ve Resulullah’ın emaneti ve islamın mirasıdır diyerek konuşmasına şöyle devam etti: Bu gün dünyanın mazlum, gözü yaşlı, kimsesiz ve sahipsiz gördüğü BAŞKENT’İ KUDÜS olan FİLİSTİN DEVLETİ ve HALKININ yanında ONURLU duruş için toplanmış bulunuyoruz.

Ne Müslümanlar sessiz, Ne Filistin Devleti kimsesiz, ne de Kudüs sahipsizdir…

ABD’nin Kudüs’ü İsrail’in başkenti kabul ettiğini ilan etmesi sadece elçiliğini taşıma kararı değildir. Bu karar; ABD ve İSRAİL’in bütün Filistin topraklarını başkent Kudüs ile birlikte işgal etme planının bir parçasıdır. Kudüs’ün Müslümanların elinden çıkmasının 100. Yıl dönümünde bu karar uygulamaya konulmuş, sıradan bir karar değildir.

Bu karar; Siyonizm ve Emperyalizm ortaklığının sistematik, stratejik, yıllar öncesinden planlanmış İŞGAL ve İMHA kararıdır. Bu kararla ABD’nin İSRAİL’le birlikte el ele vererek Filistin Devletinin egemen haklarına saldırmıştır. ABD bu kararı ile Filistin ve başkent Kudus’ün işgalinin tarafı olduğunu göstermiştir.

İsrail’in Filistin ve Kudüs’te varlığı gayri meşrudur. Varlık sebebi işgaldir ve işgal devam etmektedir. İsrail’in işgali hiçbir hukuk sisteminde kabul edilmesi mümkün olmayan bir işgal hareketidir.

Kudüs’ün statüsü konusunda Birleşmiş Milletlerin kararları nettir. 1967 sınırları sonrasında yapılan ve yapılacak bütün işgaller, yerleşkeler, utanç duvarları illegal olarak tescillenmiştir. Görünen o ki ABD ve BM başta olmak üzere kendi savundukları uluslararası hukukun ve sistemin kararlarına karşı; İsrail gibi tüm dünyaya meydan okuyarak ‘hukuku’ tanımayacağını beyan etmiştir.

Bunun iki sonucu vardır. Ya dünyadaki tüm devletler kendi hukukunu uygulayacak ve dünyaya kaos hakim olacak, insanlığın geleceği yok olacak, yada Birleşmiş Milletler başta olmak üzere tüm uluslararası mekanizmalar ABD ve İsrail’in zorbalığına dur diyerek genel kabul gören hukuk normlarına uymasının gereğini tesis edeceklerdir.

Aksi takdirde üçüncü bir sonuç daha vardır ki bu, tüm Ortadoğu’yu ateşe verir, kan gölüne çevirir, bu ateş ve gözyaşı tüm dünyayı sarar. Uyarılara rağmen bu kararda ısrar edilmesi halinde, Müslüman, Hristiyan, Yahudi,  tüm dünya ve gelecek nesiller bunun bedelini ödemek zorunda kalacaktır.

Dünya bir şiddet sarmalına girecek ve BM’nin kuruluş sürecinden hemen önceki dünya savaşı tablosu gerçekleşecektir. Kaos tan düzen kuracağını zannedenler tüm dünyayı yeni bir SAVAŞIN içine sürükleyeceklerdir. ABD ve İSRAİL in bu kural tanımaz tavırları milyonlarca canın yok olmasına sebebiyet verecek, din, dil, ırk, coğrafya farkı gözetmeden tüm dünyayı bu şiddet sarmalının önüne atacaktır… bunun tek müsebbibi ABD ve İSRAİL in ısrarlı işgal ve imha planlarıdır. BM Genel Kurulu acilen FİLİSTİN özel gündemi ile toplanıp bu hukuksuzluğa dur diyecek bir KARAR ile karşılık vermelidir.

Bütün grupları ve taraflarıyla bugüne kadar haklı, onurlu ve azimli muazzam bir mücadele ortaya koyan FİLİSTİN’ in yıllar boyunca en ağır şartlarda kesilmeyen mücadelesini selamlıyor ve şükranlarımızı sunuyoruz. Bundan sonra da maddi manevi yanlarında olduğumuzu buradan ilan ediyoruz. Kudüs sahipsiz değildir, İslam ümmeti sessiz ve tepkisiz değildir..

Özelde Arap Dünyası olmak üzere İslam Dünyası bütün Filistin topraklarına ve Filistin’in Başkenti Kudüs’e sahip çıkmalı siyasi, ekonomik, hukuki her türlü desteği sağlamalıdır. İsrail’e ve İsrail’in yanında duranlara da siyasi, ticari, ekonomik her türlü boykot/ambargo uygulanmalıdır.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin KIRMIZI ÇİZGİSİ olan KUDÜS içi; Hükümeti, tüm siyasi partileri, sivil toplum kuruluşlarını, hiçbir siyasi fikir, düşünce, inanç ve hayat felsefesi ayırt etmeksizin tüm aktörleri Filistin’e desteğe ve Kudüs’ü muhafazaya çağırıyoruz.

Bu gün sadece İstanbul’da 25 bin Yahudi Vatandaşımız yaşamaktadır. Onları ABD’nin bu kararına ve İsrail’in Kudüs’ü işgal politikasına karşı açıklama yapmaya, etkin tavır almaya davet ediyoruz. Hatırlatmak isteriz ki; eğer şiddet sarmalı bölgemizi ve dünyamızı sararsa bütün dünyada Müslüman, Hristiyan, Yahudiler başta olmak üzere hiçbir din veya inanç mensupları ayırt edilmeksizin güvenlik riski/zafiyeti yaşanacaktır.

Görünen odur ki, İsrail Filistin’i işgal etme ve sonrasında işgal topraklarını Suriye, Türkiye ekseninde genişletme planlarını yürütmektedir. Bu planı uygulamak için başta ABD olmak üzere birçok güçle işbirliği yapmaktadır. İslam Dünyasının halihazırdaki iç problemleri çatışma ve kaos ortamları da onlar için bir fırsat olarak görülmektedir. Abd ve İsrail in bölgedeki tetikçiliğini yapan terör örgütlerinin, özellikle DAEŞ in İSRAİL e tek bir kurşun dahi atmaması, Trup ın ORTADOĞU turu sonrası başta KATAR olmak üzere ürettiği yapay DÜŞMANLIK senaryolarının gerçek hedefinin bu gün KUDÜS de sahneye konulan işgalin olduğu görülmektedir…

İslam medeniyetlerinin simgesi olan BAĞDAT ı, ŞAM’ı, HALEP, i yerle yeksan eden emperyal sömürü merkezi 15 TEMMUZ ile de ANKARA yı, İSTANBUL’u işgal etmenin hesaplarını yapmıştır. Necip ve Kahraman Türk Milleti bu işgallere müsaade etmediği gibi, Ortadoğu’nun yeniden parsellenmesine de müsaade etmeyecektir.

Derhal iç problemlerin sarmalından çıkıp herkes yüzünü Siyonizm etrafında buluşanlara çevirmelidir. Filistin ve Kudüs’ün müdafaası herkesin mesuliyetidir. Bugün, hemen Kudüs’ün özgürleşmesi için tüm çalışmalar başlatılmalıdır.

Müslüman ülkelerin halklarına ve hükümetlerine sesleniyoruz. Zaman kaybetmeksizin, bahane üretmeksizin, politik komplekslere takılmaksızın top yekün İsrail ile siyasi, ticari, diplomatik ve ekonomik bütün ilişkiler kesilmelidir. Türkiye, İsrail ile tüm diplomatik ilişkilerini kesmeli, bugüne kadar Filistin aleyhine olan İsrail işgali lehine olan tüm anlaşmaları ve mahkeme kararlarını iptal etmelidir.

Kudüs Filistin’in başkentidir. Bütün Müslümanların kutsalıdır. Hiçbir zaman İsrail’in başkenti olmayacaktır.

KUDÜS FİLİSTİN’İN BAŞKENTİDİR KUDÜS İSLAMIN İLK KIBLESİDİR KUDÜS MÜSLÜMANIN MAHREMİDİR.

KAHROLSUN İSRAİL.. KAHROLSUN ABD.. KUDÜSE SELAM DİRENİŞE DEVAM.. HERYER İNTİFA, HERYER DİRENİŞ.. KUDÜS BİZİMDİR BİZİM KALACAK..

Açıklama sonrası kortej oluşturan kalabalık adalara kadar yürüyerek olaysız bir şekilde dağıldı…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir