T.C. Avrupa Birliği ve Devlet Eski Bakanı Egemen BAĞIŞ’tan Türkiye’nin Yönü

• Artık sosyal medyanın tavan yaptığı iletişim çağında yaşadığımız kesin. Günümüzde haber trafiği baş döndüren hızla ilerliyor, buna paralel olarak sabah haber olan bir konu öğleden sonra haber niteliğini yitirebiliyor.
• Böyle bir ortamda sakin ve dinginlik sağlayan, hızını kendimizin belirleyebildiği nadir şeylerden biri kitap okuma olduğunu düşünüyorum. Fakat bu aralar kitap okumanın da çok zor olacağı kanısındayım;
Zira Türkiye her gün ders kitaplarının yeniden yazılmasına sebep olacak bir dönemden, böylesine önemli bir değişim ve dönüşüm sürecinden geçiyor. Özellikle son yıllarda Türkiye’nin göstermiş olduğu ekonomik ve sosyal atılım, gelecek yıllarda öğrencilerin araştırma konusu olacağından şüphem yok.

Türkiye’deki Reform Ve Gelişmeler

• Peki, Türkiye bu baş döndüren reformları nasıl gerçekleştirdi?
• Yani bundan 15-16 sene önce ekonomik krizlerin pençesinde bitap düşmüş, gecelik faizleri %8000’leri bulmuş,
• 10’larca bankası hortumlanmış, uluslararası itibarı ciddi ölçüde zedelenmişken bugün bölgesinde tam anlamıyla bir istikrar abidesi haline nasıl gelmiştir?
• Bunu başarının altında iki kritik kavram yatıyor: İSTİKRAR VE GÜVEN. Türkiye’de istikrar ve güven ortamını tesis eden hükümetimiz Adalet ve Kalkınma ekseninde ülkemize bu başarıları kazandırmıştır. Huzurumuzu bozmak isteyen aşağılık akıl ve yerli hain taşeronlarının ilk olarak istikrar ve güven kavramlarına saldıracakları bilinciyle hep beraber uyanık olmak zorundayız.

2023 Hedefleri

• 2023 hedefleri artık hepimizin malumu. Türkiye artık gözünü 2053’lere 2071’lere çevirmiştir.
• Türkiye için ilk on ekonomiye girmek artık yetmemektedir. Türkiye ekonomik gelişmelerin demokrasi ve özgürlüklerle desteklenmediği takdirde anlamsız olacağının da farkındadır.
• Bu nedenle, ilk 10 ekonomiden biri olurken sosyal gelişmişlik açısından da ilklere girmek niyetindeyiz. Tarımda, dünyanın en gelişmiş 5 ülkesinden biri olmak için gerekli tüm adımlar atılıyor. Diplomasi ve yumuşak gücünü geliştirme yolunda da emin adımlarla ilerliyoruz.

Suriye

• Türkiye bundan çok değil 20 sene önce burnumuzun dibindeki Bosna’da olanlara seyirci kalmıştı.
• Orada işlenen insanlık suçlarına sadece sözlü kınama verebilmiş etkisi bunun üzerine gidememişti
• Bugün bölgesinde etkili, etkisinin de farkında olan bir Türkiye var. Komşularında olan bitenden haber, tarihi ve kültürel anlamda hinterlandını teşkil eden Ortadoğu’da söz sahibi olan bir Türkiye var.
• Bir zalimin halkına çektirdiği eziyete, çoluk çocuk demeden katleden bir despota dur diyen bir Türkiye var.
• Komşusundaki sorunu diplomatik yollarla çözmeye gayret eden, uluslararası kamuoyunu her fırsatta harekete geçmeye çağıran gerektiğinde de askeri ve milletiyle “one minute” diyebilen bir Türkiye var. Türkiye artık bölgesinde artan ağırlığının ve konumunun hakkını veren bir şekilde hareket etmektedir.
• TÜRKİYE HEM VAR OLAN DENKLEMLERİ İÇERİSİNDEKİ AĞIRLIK KATSAYISINI ARTIRMIŞ, HEM DE KENDİ OLUŞTURDUĞU YENİ DENKLEMLERDE BAĞIMSIZ DEĞİŞKEN OLMAYI BAŞARMIŞTIR.
• Bu stratejik manevra alanını artırma hamleleri Türkiye’nin vizyonunun yansımalarının sadece bir boyutudur.

BİZ ŞU NOKTANIN GAYET FARKINDAYIZ; TÜRKİYE’NİN ETKİN OLMADIĞI BİR ORTADOĞU UÇURUMUN KENARINA SÜRÜKLENEN BİR ORTADOĞU’DUR.

• Gelecek hedeflerimizin tutturulmasıyla, inşallah barışın ve huzurun tesis ve temini konularında daha etkin bir rol oynayacağız. Türkiye kültürel, stratejik ve tarihi bağlarıyla barışıyor, barışırken büyüyor, gelişiyor.
• Biz sorumluluklarımızdan kaçmadık ve belki de bininci kez diyoruz ve yine diyeceğiz; Türkiye doğru bildiği yoldan vazgeçmeyecektir. Geleneksel müttefiklerimizin umutlarını terör örgütlerine bağlamasına rağmen, tüm yıldırmalara ve çite standartlara rağmen aziz milletimiz birlik ve beraberlik içerisinde hedeflediği yolda yürümeye devam edecektir.

Yeni Anayasa Ve Başkanlık

Amerikan Anayasasının hazırlandığı günlerde ABD Temsilciler meclisindeki biri ‘mutluluğun peşinde gitme özgürlüğü’ maddesine eleştiride bulunurken,
‘Bu sözler hiçbir anlam taşımıyor’ ‘o garanti edildiğini söylediğiniz mutluluk nerede, bize ondan bahsedin der’
O sırada orada bulunan Benjamin Franklin ise kalkar kürsüye yürür ve der ki, ‘Bayım bu Anayasa sadece mutluluğun peşinden gitme hakkını veriyor, mutluluğu yakalayacak olan ise sensin’ der.
• Bu anektodu içerisinden geçtiğimiz dönemi anlatmasından dolayı manidar buluyorum.
• Türkiye bu günlerde, bağımsızlık bildirgesi sonrası, gelecek yüzyıllara damgasını vuracak olan yeni sivil bir anayasa hazırlayan Amerika’nın geçtiği aşamalardan geçmektedir.
• Bireyin hak ve özgürlüklerini merkeze alan, demokrasi ve insan haklarını perçinleyen ve eşitlik üzerine bina edilmiş bir anayasa Türkiye’nin geleceği için elzemdi.
• Türkiye sadece böylesi bir teminat altında çağımızın gerektirdiği tarihsel ve kültürel sorumluklarının farkına varabilir. Milletimiz gerekeni yaptı ve anayasa değişikliğini onayladı. Artık görev Meclistedir. Uyum yasalarının biran önce tartışılarak onaylanması gerekir.
• Dediğimiz gibi yeni dönem, başkanlık sistemi ve Milletin değerlerini merkeze alan sivil anayasa artık bir lüks değil bir mecburiyet, Türkiye’nin vites yükseltmesi için gerekli bir adımdır. Bu kritik adımı atan milletimizin yolu açık, hedefi net, yönü ise bellidir. Başkan Clinton’ın 1999 yılında TBMM genel kurulundan duyurduğu gibi “önümüzdeki yüz yılı Türkiye’nin tercihleri belirleyecektir.”

Egemen BAĞIŞ
T.C. Avrupa Birliği ve Devlet Eski Bakanı
Ak Parti Dışilişkilerden Sorumlu Genel Başkan Eski Yardımcısı

kaynak: https://www.sirhaber.com

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir