EGEMEN BAĞIŞ’TAN ERMENİ BÜYÜKELÇİSİ’NE ANLAYACAĞI DİLDEN YANIT!

Türkiye Cumhuriyeti Prag Büyükelçisi Egemen Bağış, 1915 olayları nedeniyle Türkiye’yi suçlayan Ermenistan’ın Prag Büyükelçisine anlayacağı dilden yanıt verdi.

Egemen Bağış’ın Ermeni Büyükelçisine vermiş olduğu yanıt Çekya’nın saygın medya kuruluşlarından olan Praguemorning’de yayınlandı.

Egemen Bağış açıklamasında asılsız Ermeni iddialarını uluslararası hukuka aykırı olduğunu belirtip, Ermeni Büyükelçisinin Türkiye’yi suçlayan açıklamalarına ise;“Ermeni Büyükelçisinin açıklamaları ahenk, dayanışma ve barışa her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğumuz bir zamanda dünyamızın birçok köşesinde zihinleri zehirleyen Ermeni nefretinin çok açık bir örneğini oluşturmaktadır. “ifadelerine yer verdi.

Büyükelçi Egemen Bağış’ın Praguemorning’de yayınlanan açıklamasını aynen aktarıyoruz:

Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliği, Ermeni Büyükelçisinin 25 Mayıs 2020’de Praguemorning’de yayınlanan ifadesini şiddetle kınamıştır. Bahsi geçen ifade Birleşmiş Milletlerin nefret söylemi tanımı çerçevesinde ırk veya etnik köken, din, engellilik, cinsiyete dayalı bireylere veya gruplara karşı nefreti kışkırttı.

Ermeni Büyükelçisi tarafından yapılan ve kamuoyuna duyurulan alenen düşmanlığa tahriktir. Türkler ve diğer uluslar olsun, insanlar arasında önyargı ve temelsiz korku yaymayı amaçlayan bu çabalar, uluslararası kurallar, normlar ve standartlar tarafından yasaklanmıştır.

Bu tarz söylemler hoşgörüyü teşvik eden, uluslara karşı nefret söyleminin net bir örneğini ortaya çıkarmak için ortak sorumluluğumuzun açık bir ihlali anlamına geliyor. Türk halkını asılsız iddialar ile karalayan 18.yüzyıl yalanlarını yayma çabalarını şiddetle kınıyoruz ”dedi.

“Türkiye, Ermeni Büyükelçisi ve bazı Çek Senatörleri gibi 1915’in tarihsel olaylarının bir soykırım oluşturduğu suçlamalarını şiddetle reddediyor. Tarihsel bir konuyu siyasete uygun olarak tanımlama girişimlerinin ve belirli çevrelerin çıkarlarının kabul edilemeyeceğini yineliyoruz ”diye ekledi.

“Ermeni Büyükelçisinin açıklamaları ahenk, dayanışma ve barışa her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğumuz bir zamanda dünyamızın birçok köşesinde zihinleri zehirleyen Ermeni nefretinin çok açık bir örneğini oluşturmaktadır. Nefretten yararlananların iyileştirilemeyeceği ve her zaman nefret tüccarı olarak hareket etmeye devam ettikleri için üzgünüz ”dedi.

LOZAN’DA OSMANLI’YA SUÇLAYAN İFADELERE YER VERİLMEDİ

Prag Büyükelçisi Egemen Bağış, maddeler halinde sıralayarak devam ettiği açıklamasında, 1923 yılında imzalanan Lozan Barış Antlaşması’nda Müttefikler tarafından Türkler hakkında savaş suçu olabilecek iddialarının hiç birinin Lozan’da bahsedilmediğini vurguladı.

Egemen Bağış:

1-1923 yılında, istilacı Müttefikler içinde Anadolu’da işlenen savaş suçlarının sorumlulukları bulundu. 24 Temmuz 1923 tarihli Lozan Barış Antlaşması ve hükümleri, savaş yasalarına aykırı fiiller ve tazminat alma yükümlülüğünün tanınmasını içermektedir (Madde 59). Yine de, burada ya da başka bir yerde, zamanın Osmanlı İmparatorluğu’nun herhangi bir eylemine ilişkin bir suç ya da suçtan tek bir ilgili sorundan bahsedilmedi.


ERMENİ TERÖR ÖRGÜTÜ ASALA’NIN EYLEMLERİ AFFEDİLEMEZ

2– 1973’ten 1985’e kadar onlarca masum insanın Türk diplomatlarını, aile üyelerini ve çeşitli ülkelerin vatandaşlarını içerdiğini iddia eden Ermeni terör örgütlerinin(ASALA) terör dalgaları affedilemez eylemlerdir.

Tüm bu korkunç eylemler, yarım asırdan fazla bir süre geçtikten sonra asılız “Ermeni soykırımı” iddialarını yaymaya çalıştı.

1915 OLAYLARINI SOYKIRIM OLARAK TANIMLAMAK ULUSLARARASI HUKUKA AYKIRIDIR

3- Soykırım suçu, 1948 Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılmasına İlişkin Birleşmiş Milletler Konvansiyonunda tanımlandığı gibi, kesin olarak tanımlanmış bir yasal kavramdır. Söz konusu Konvansiyonda somut delillerin varlığı, yetkili bir mahkemenin kararı ve Holokost ve Kamboçya, Ruanda ve Srebrenica’daki soykırım vakalarında gözlenen soykırım niyeti konusunda özel kriterler belirtilmiştir. Dolayısıyla, 1915 olaylarını “soykırım” olarak tanımlamak uluslararası hukuka aykırıdır.

4- 1915 olayları üzerinde akademik veya siyasi görüş birliğinin olmaması, uluslararası hukuka da yansımaları olan bir gerçektir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin 2015 yılında 173. ve 231. Maddelerde ve 2017’de aldığı kararlar, 1915 olaylarının tarihsel bir tartışmadan başka bir anlama atfedilemeyeceğini açıkça ortaya koymaktadır.

CUMHURBAŞKANIMIZIN MEKTUBU ÖNEMLİDİR

5. 1911-1923 yılları arasında Osmanlı İmparatorluğu’nun eşi görülmemiş derecede acı veren bir parçalanmasına tanıklık eden milyonlarca müslüman hayatını kaybetti ya da sürgün etti. Zamanımızın ruhu, Cumhurbaşkanımızın 24 Nisan 2020’de ortak acıları paylaşan Türk Patriği’ne gönderdiği mektupta olduğu gibi farklı bir dil gerektiriyor.

ORTAK TARİH KOMİSYONU KURULMASINI ÖNERİYORUZ ERMENİ TARAFI RED EDİYOR

6-Bu dönem için resmi arşivlerini açan Türkiye, 2005 yılından bu yana, Türkiye ile Ermenistan arasında 1915 olaylarını inceleyecek diğer ilgili üçüncü taraflarla birlikte bir Ortak Tarih Komisyonu kurulmasını öneriyor. Bu öneri Ermeni tarafı tarafından şimdiye kadar sürekli olarak önlenmiştir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir